Posts

ÇOCUĞUN FİZİKSEL VE RUHSAL GELİŞİMİ AÇISINDAN ÇOCUK ODALARI TASARIMINDA MALZEME KULLANIMI VE MALZEME SEÇİMİNİN ÖNEMİ-1

ÖZET

İnsan ömrünün yaklaşık beşte birini, fiziksel ve ruhsal gelişiminin ise çok daha büyük bölümünü oluşturan, dünya nüfusunun en önemli kısmını meydana getiren ve çocuk olarak adlandırılan 0-13 yaş grubundaki insanlar gerek evrensel düzeyde, gerekse ulusal düzeydeki yasal düzenlemelerle hakları koruma altına alınmış gibi görünmekte, gelişmiş ülkelerde bile çevresel kararlarda ve oluşumlarda yeterince temsil edilememekte; gelişmekte olan ülkelerde ise özel günler dışında gündeme dahi gelememektedir. Çocuğun gelişimi kalıtım ve çevre koşulları ile oluşmakta ve aynı zamanda bu gelişimde mekan ve mekan donatı elemanlarının etkisi de büyük rol oynamaktadır. Oysa bedensel ve ruhsal gelişimi dikkate alınarak tasarlanmış mekanlar çocuğun algısal ve bilişsel gelişmesini hızlandırmakta, eğitici ve öğretici roller oynayarak ruhsal davranışlarını pekiştirmekte ve özellikle de kaza riskini azaltarak yaşamsal bir önem kazanmaktadır.

1. ÇOCUĞUN GELİŞİMİ

Çocuğun gelişimi bedensel ve zihinsel olmak üzere iki yönlü gelişmektedir. Çocuğun bedensel gelişimi; kilo- boy artışı gibi sayısal değişikliklerle büyüme olarak ifade edilirken, zihinsel ilerlemeleri ise gelişme olarak ifade edilmektedir. Gelişme ve büyüme özellikleri birbirlerine orantılı olarak ilerleme göstermektedir. Çocuğun gelişimi kalıtım ve çevre olmak üzere önemli iki etmenin katkısıyla oluşmaktadır. Başka bir ifade ile çocuğun gelişimi kalıtım ile çevre etkileşiminin bir ürünüdür. Kalıtım, kişinin anne ve babadan genler yoluyla aldığı özelliklerdir. Çevre ise, döllenmeden başlayarak ana rahminde çocuğun gelişimi ve doğumundan itibaren insana etki eden tüm uyarıcılara denilmektedir. Çocuğun gelişim ve büyüme süreci, belirli dönemlerde benzer bedensel ve zihinsel özellikler taşımaktadır. Bu özellikler ergenliğe kadar bebeklik dönemi (0-36 ay), ilk çocukluk dönemi ( okul öncesi çağ, 3-6 yaş arası), son çocukluk dönemi (okul çağı, 6-11 yaş arası) ve ergenlik dönemi (11-20 yaş arası) olmak üzere dört ayrı dönem içerisinde incelenmektedir. Ancak 0-6 yaş dönemi pek çok davranış ve alışkanlığın temelinin atıldığı yılları kapsadığından en önemli dönemi oluşturmaktadır. Özellikle mekan algılamaları açısından bu yaş grubundaki çocukların bireysel özelliklerini ve gelişim süreçlerini bilmek, çevre ile ilgili değer, tutum ve davranışlarını daha iyi anlamak, dolayısıyla tasarımı yönlendirmek açısından önemlidir.

2. ÇOCUĞUN GEREKSİNİMLERİ VE ÇOCUK ODASININ ÖNEMİ

Çocuğun doğasına, gelişimine ve ihtiyaçlarına uygun olarak ele alınması gereken eğitim sürecinden, birinci derecede aile sorumludur. Özellikle kalıcı davranış biçimlerinin kazanıldığı 0-6 yaş döneminde, çocuğa verilecek doğru sosyal ve fiziksel uyarıcılarla, bedensel ve zihinsel ilerlemesi geliştirilebilmektedir. Bu gelişim ise doğru tasarlanmış bir çevreyle olasıdır. Çocuğun zamanının çoğunluğunu geçirdiği odası ve bu odada yer alacak mobilyalar çocuğun fiziksel çevresinde uyarıcı bir rol üstlenmektedir. Doğru tasarlanan fiziksel çevre, çocuğun zihinsel gelişimi üzerinde de önemli bir paya sahiptir. Çocuk bu mekanda oynama ve öğrenme eylemlerini bir arada gerçekleştirebilmelidir. Bu nedenle çocuk odası öncelikle çocuk için tasarlanmış bir mekan olmak zorundadır.  Çocuk odasının sıradanlıktan uzak, renkli ve hareketli olması, düşünce özgürlüğü olan yetenekli bireyin yetişmesinde ilk adımı teşkil etmektedir. Çocuk psikolojisinin gelişimi ve sağlıklı bir bireyin gelişmesi açısından, çocukların hayal gücünün desteklenmesi ve yaşadıkları mekanları sevmeleri gerçekten önemli etkenlerdir. . Bebeklik döneminden sonra, çocuğun kendisine ait bir mekana gereksinimi de artmaktadır. Oyun özellikle, 3-6 yaş grubundaki çocuğun ayrılmaz bir parçasıdır. Çocuk çevresindeki nesneleri, olayları oyun oynayarak öğrenmektedir. Bu nedenle, çocuk odası ve bu oda için tasarlanacak donatı elemanları çocuğun zekasını geliştirmesine ve yeteneklerini ortaya çıkarmasına yardımcı olmalıdır. .Çocuk odası tasarlarken oynama ve öğrenme eylemlerini birleştirmek ve bir çok alternatifi içine alacak şekilde çocuğa sunmak gerekmektedir. Şimdiye kadar anlatılanların ışığında çocuğun, odasında duyduğu temel ihtiyaçları bakım, beslenme, sevgi ve şefkat, güven, hareket, yetişkin desteği , diğer çocuklarla birlikte olma, oyun, kendini tanıma, kanıtlama, özgürlüğü ve yaratıcılığı destekleyici, estetik duygusunu geliştirici bir ortam olarak özetlenebilir. (Bkz.Tablo 1)

Tablo 1– Çocuğun Gereksinimleri (Maslow’un insan gereksinmelerine karşılık gelen psikososyal ve kültürel kavramlar)

  • Biyolojik Gereksinmeler: Barınma, bütünlük, düzen, süreklilik, bağlamcılık
  • Güvenlik Gereksinmesi: Can-mal güvenliği ve mahremiyetin sağlanması, kalabalıklık veya yalnızlık duygularının önlenmesi, egemenlik alanının belirlenmesi, kendini savunma mekanizmalarının sağlanması, kolay yönlenme ve yol bulma olanaklarının sağlanması
  • Ait Olma Gereksinmesi: Sosyo-kültürel uygunluğun, insan örgütlerine katılma, sosyalleşme, toplumsal etkileşimler kurma gibi olanakların sağlanması, ortak mekanların yaratılması, yer ile özdeşleşme olanaklarının sunulması
  • Saygınlık Gereksinmesi: Kimlik-benlik arayışı, farklılık arayışı, mekanı kişiselleştirme özgürlüğü, birey, sınıf veya gruba ait sembolerle kendini dışa vurma, kolay algılanma, imgelenebilir olma, akılda kalıcı olma vb.
  • Kendini Kanıtlama Gereksinmesi: Toplumsal örgütlerde görev alma, katılma ve seçme özgürlüğüne sahip olma, üretme yoluyla kendini dışa vurma, mekanda esneklik, geliştirilebilirlik, dinamiklik, tamamlanmamışlık
  • Entellektüel, Duygusal ve estetik Gereksinmeler: Estetik kavramlarının çeşitlenmesi, karmaşıklık, enerji ve canlıya gösterilen duyarlılık, toplumsal bilinci pekiştirme

Çocuk odasında yer alması gereken mekan ve donatı elemanlarının yukarıda belirtilen ihtiyaçları karşılayabilmeleri için sahip olması beklenen özellikleri ise kısaca aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:

• Sağlam, dayanıklı ve ekonomik olmalı,

• Kullanışlı ve değiştirilebilir, işlevsel olmalı,

• Su geçirmez ve boya atmaz olmalı,

• Sağlıklı malzemeden üretilmeli

• Çocukların hayal dünyalarını genişletmeli

• Çocuğa özgü olmalı

• Çok seçenekli ve eklenebilir, modüler olmalı

• Renk çeşitliliği açısından zengin olmalı

• Kazalara karşı güvenli olmalı

• Kolay temizlenebilir olmalıdır.

Çocuğun odasında yer alan mekan ve donatı elemanlarının yukarıda belirtilen özellikleri kapsamaması halinde, gereksinimleri de karşılanamayacaktır. Çocuğun gereksinimleri karşılanmadığında, toplumsal ve samimi ilişkiler kurabilmesi uygun olmadığında çocuk faaliyetlerini destekleyecek ve güçlendirecek doğru tasarlanmış fiziksel çevreyi bulamadığından gerilimde olacaktır. Bölge savunusu ve mahremlik iç güdülerini doyuma ulaştıramayan çocuklar, bu mekanlarda saldırgan olacaklardır. Ayrıca, belli bir mekan parçası üzerinde denetim elde edemeyen çocuklarda  kişilik gelişmesi de ağır olacaktır…

www.minig.com.tr

 

Doğal Ahşap Çocuk Mobilyaları

Doğal ahşap çocuk mobilyaları üzerine faaliyet gösterecek olan yeni markamız tescillendi ve e-ticaret platformumuz yayın hayatına başladı.

Sağlıklı ve güvenilir çocuk mobilyaları, aksesuarları keşfetmeye sayfamıza bekleriz.

miniG-logo

www.minig.com.tr

SAĞLIK BEBEK VE ÇOCUK MOBİLYASI SEÇERKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

  • Ahşap; doğal, organik (yaşayan, nefes alan), sağlıklı ve yenilenebilen bir malzemedir.
  • Yenilenebilir bir malzeme olan ahşap, endüstriyel ormanlarda yetişen ağaçların işlenmesinden elde edilmektedir.
  • Her ne kadar ağaçların sürekli kesim işlemleri orman varlığını bitiriyor izlenimi yaratsa da, endüstriyel ormancılık yapan ülkelerin orman varlıkları her sene %4-5 civarında büyümektedir. Ormanların sağlığı açısından da belirli sürelerde kesim yapılması gerekmektedir.
  • Ülkemizde sürdürülebilir endüstriyel ormancılık gelişmediği için ahşap malzeme ağırlıklı olarak ithal edilmektedir.
  • Sürdürülebilir ormancılık konusunda uzman olan ülkeler arasında Finlandiya, İsveç, Rusya, Ukrayna gibi ülkeleri sıralayabiliriz. Bu ülkelerin ağaçları sertlik yani yoğunluk bakımından birbirlerinden farklılık göstermektedir.
  • Mobilya yapımında kullanılan bir diğer malzemede MDF’dir ( medium density fiberboard). MDF; termomekanik olarak odun veya diğer lignoselülozik hammaddelerden elde edilen liflerin (ahşap tozlarının), sentetik yapıştırıcı (yoğun kimyasal yapıştırıcı) ilavesiyle belirli bir rutubet derecesine kadar kurutulduktan sonra oluşturulan levha taslağının sıcaklık ve basınç altında preslenmesiyle elde edilen bir üründür.
  • MDF panel mobilyaların içerisindeki sentetik yapıştırıcılar kimyasallarını zamanla sıcaklık ve çevre şartlarıyla buğu halinde yayarlar. Bu tarz mobilyaların kimyasal solunumu temizlik maddelerindeki gibi yoğun ve bunaltıcı olarak düşünülmemelidir. Değerler farkına varılamayacak ölçülerdedir.
  • Ağaç malzeme ile ilgili olarak önemli olan bir diğer konu ise, ahşap malzemelerin fırında, kullanım yeri koşulları için gerekli nem derecesine kurutulmuş olmasıdır. Ahşap malzemenin fırında uygun neme kadar, iyi fırınlarda ve gerekli kurutma programı ile kurutulması tam bir uzmanlık işi olup, ürünlerin kalitesi ve ömrü konusunda en önemli hususlardandır. Türkiye koşullarında kullanılacak olan ahşap malzemelerin %10-14 nem derecelerine kadar kurutulmuş olması son derece önemlidir. Kurutma prosedürleri ve ahşap kalitesine göre ahşap malzemenin kendi içerisinde bir fiyat skalası oluşmaktadır.
  • Ahşap malzemeden yapılan ürünleri uzun zaman, deforme olmadan kullanabilmek için her bir malzeme ebatlarının statik hesaplamalara göre belirli değerlerde olması gerekmektedir.  Çok ince ebatlı ürünler dayanıksız olacağı gibi, gereğinden fazla kalın kullanılan ebatlarda ürünün maliyetini çok artıracaktır.
  • Sağlıklı doğal ahşap çocuk yatakları için firmamızın öngördüğü direk ve taşıyıcı ölçüleri 6-6.5cm civarıdır. Bebek beşikleri ve yatakları için 4-4.5 cm ebadında malzemeler kullanılmaktadır. Büyük ölçülü yataklarda ince ebatlı malzeme kullanımı ürünün kısa zamanda deforme olmasına veya sallanma yapmasına neden olabilmektedir. Sallanan ürünlerde belirli zaman sonra çocuklar için tehlike arz edebilirler.
  • Sağlıklı doğal ahşap ürünlerde kullanılan boyalar ve yapıştırıcılar su bazlıdır. Ev dışında kullanılacak yapısal masif ahşap ürünlerde mukavemeti artırmak amaçlı sentetik bazlı yapıştırıcılarda tercih edilebilir.
  • Su bazlı boyalar, vernik veya cila olarak bilinen sentetik bazlı boyalar gibi kimyasal içerikli değildir ve ahşabın içine nüfus ederek ahşaba renk vermenin yanı sıra dış etmenlerden korur.
  • Firmamız Alman Clou marka, ahşap çocuk oyuncakları için üretilen EN-71/3 sertifikalı boyaları kullanmaktadır.
  • Su bazlı boya örtücü değildir. Ahşabın doğal harelerini ve dokusunu kapatmaz. Eğer ürününüzde ahşap boya bir tabaka halinde dokuyu kapatmışsa sentetik boya ( vernik diye de adlandırılabilir) kullanılmıştır demektir. Su bazlı boyaları ahşaba fırça ile uygulamak daha sağlıklıdır.
  • Önemli bir hususta ahşap işçiliğidir. Her bir ahşap malzemenin sivri kenarları çocuklara zarar vermemesi için ovalleştirilmeli ve zımpara yapılarak yüzey hem boyaya hazırlanmalı hem de yüzey üzerinde çocuklara zarar verecek pürüzler (kıymık v.s) bulunmamalıdır.
  • Çocukları için sağlıklı bir mobilya almak isteyen ailelerin öncelikle bilmesi gerekenleri özetlemeye çalıştık. Bu maddeler aynı zamanda fiyata da etki eden unsurlardır.
  • Ürünlerin fiyat kıyasını yapabilmek için ebeveynlerin ürün detaylarını önceden araştırmış olması gerekmektedir. (Bu kriterler aslında bütün mobilya çeşitleri için kullanılabilmektedir.) Ürünün ahşap malzeme veya mdf malzemeden yapılmış olanı mı? Ahşap malzeme ise iyi fırınlanmış kalite düzeyi daha yüksek ahşap malzeme mi yoksa sınıfça daha düşük malzemelerden mi olmalıdır? Malzeme ebatları uzun süre dayanım için ne olmalıdır? Su bazlı boyalar ve yapıştırıcılar mı yoksa sentetik bazlı örtücü boyalar mı kullanılmış olmalıdır? Ürünün işçiliği nasıl olmalıdır?
  • Masif ahşap mobilya ihtiyaçlarınızda teknik bilgisine güvenebileceğiniz firmalar ile hareket etmeniz önerilir.

 

miniG-logo

www.minig.com.tr

 

Okul Öncesi Çocuk Mobilyaları ve Ebeveyn Görüşleri Üzerine Bir Çalışma

OKUL ÖNCESİ ÇOCUK MOBİLYALARI İLE İLGİLİ EBEVEYN GÖRÜŞLERİ VE ÖNGÖRÜLEN MOBİLYA TASARIM ÖLÇÜTLERİ

Bu çalışmada okul öncesi çocuk mobilyası tasarımında yönlendirici olması amacıyla çocuk mobilyaları ile ilgili ebeveyn görüşleri araştırılmış ve bu görüşlere uygun tasarım kriterleri ortaya konmuştur.

Araştırmanın amacına uygun olarak, görüşme yapılacak bireylerin bazı demografik özelliklerinin saptanması ve bu bireylerin çocuk mobilyaları ile ilgili görüşlerinin konabilmesine yardımcı olacak bir anket hazırlanmıştır. Bu anket, Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü içerisindeki Beytepe Ana Okulu’nda çocuğu bulunan 120 bireye dağıtılarak doldurtulmuştur. Anketin doğru doldurulması ve çocuğa ait özel bir oda olması şartına göre 85 anket geçerli sayılmış ve değerlendirme kapsamına alınmıştır.

Elde edilen verilere göre, çocuk odası mobilyası seçiminde anne-baba-çocuk etkileşimi göreceli bir şekilde ön plana çıkmaktadır. Psiko-seksüel sürece bağlı çocuk gelişimine uygunluk (yeni bir çocukluk dönemine kadar kullanılabilme), dayanıklılık, kullanım emniyeti, çocuk antropometrisine uyum çocuk mobilyalarında en çok aranan özelliklerdir. Bunların yanı sıra, pembe, mavi ve sarı renklerin çocuklar tarafından en çok tercih edilen renkler olduğu saptanmıştır.

1. GİRİŞ

Mobilya mekanlar içerisinde sosyal, kültürel yaşamsal eylemlere dayalı ihtiyaçları konforlu bir şekilde karşılamak amacıyla oluşturulmuş estetik mekan donatı elemanları olarak tanımlanmaktadır. Mekanlar içerisinde yaşayan bireyler sosyal, ekonomik, kültürel ve demografik açıdan farklılık gösterdiklerinden bu bireylerin mobilyadan beklentileri de değişmektedir. Bu değişiklikler nedeniyle mobilyanın kullanıcı beklentilerine uyumlandırılması için çağdaş pazarlama anlayışının bir gereği olarak mobilya pazarı farklı kriterlere göre bölümlendirilerek hedef pazarlar ortaya çıkarılmaktadır. Hedef pazarların ortaya çıkarılmasında kullanılan kriterlerden biri de demografik bir unsur olarak “yaş” tır.

Yaşa bağlı olarak mobilya hedef pazarları üç ana başlık altında toplanmaktadır. Bunlar; okul öncesi çocuk (bebe) mobilyası (0-6 yaş), genç odası (7+yaş) mobilyası ve ebeveyn mobilyası olarak sıralanmaktadır. Ayrıca, bu mobilyaların hepsi “konut mobilyaları” olarak bir üst başlık altında da toplanabilmektedir.

Okul öncesi dönem, çocukların 3-6 yaş aralığını kapsamakta, erken çocukluk veya bebeklikten çocukluğa geçiş dönemi olarak tanımlanmaktadır. Bu dönemde çocuk “oyun çocuğu” olup, bedensel ve zihinsel gelişimi çevresinden, kendisine sağlanan imkanlardan ve yönlendirilmesinden büyük oranda etkilenmektedir. Kendisine ayrı bir oda sağlanması ve bu oda içerisindeki mobilya ve benzeri mekan donatı elemanları çocuğun özgür hareket etmesi, benliğinin gelişmesi ve mekan-eşya ilişkisinin kavranması açısından önemli görülmektedir. Konuyla ilgili çocuğun gelişimi ve davranışı analizine yönelik konu ile ilgili görülen
araştırmalar aşağıda verilmiştir;

Çocuğun bedensel ve zihinsel ilerlemesine bağlı olarak yaşadığı çevresini algılaması, mekan ve eşyaları tanıması ve kullanması 3-6 yaş döneminden başlayarak gelişme göstermektedir. Yaşadığı çevrenin düzeni çocuk üzerinde önemli etkiler bırakmakta olup, bu çevre içerisinde kendisine ait bir mekana sahip olmasının ve bu mekanda çocuğun kullanabileceği mobilya ve donatı elemanlarının yapısı da çocuğu gelişimi üzerinde etkilidir.

Çocuğun ilk iki yılından itibaren anne-babalar, çocuklarının çevrelerinin organizasyonunda düzenleyici ve yol gösterici bir rol üstlenmektedir. 3-6 yaş arası çocukların yeteneklerinin en hızlı geliştiği bir dönem olup, doğru tasarlanan bir çevreden gelecek uyarılar doğrultusunda görmesine, tutmasına, dokunmasına olanak verildiğinde çocuğun zihinsel gelişimi hızlanmaktadır. Ayrıca bu fiziksel çevre çocuğun sosyalleşmesinde de önemli bir rol oynamaktadır.

Okul öncesi dönemde, çocuğun fiziksel çevresi özellikle anne, baba ve diğer yetişkinlerin kontrolü altındadır. Yetişkinler kendi eğilimleri doğrultusunda çocuğa ait mekanı biçimlendirirlerken, bu mekanda yer alacak mobilya ve donatı elemanlarını da kendi zevkleri doğrultusunda seçerler. Bu durumda, çocuk odasında yer alması gereken mobilya ve oyuncakların seçimi de anne-babanın kontrolü altındadır.

3-6 yaş grubu çocukların bedensel ve zihinsel gelişmelerinde çevreleri ve bu çevrelerde bulunan mobilyalar ve donatı elemanları son derece önemlidir. Çocuk odalarında yetişkinlerin kullandıkları kendi beğenilerini yansıtan mobilyaları sunmak yerine, çocuğun yaratıcılığını harekete geçirecek, psikolojik ve zihinsel gelişimine yardımcı olacak, fonksiyonelliğin yanı sıra eğlendiriciliğin ön plana çıktığı mobilyalar kullanılmalıdır.

3-6 yaş çocuklarının gelişiminde oyun önemli rol oynar. Oyun arkadaşı ve oyuncak seçiminde cinsiyet önemli görülmektedir. Çocuklar kendi cinsiyle oynamayı sevmekte ve cinsiyetlerine uygun oyuncaklar seçmektedir. Oyuncak seçiminde ebeveynler de etkili olmakta, oyuncak türü seçimi sosyo-ekonomik düzeye göre değişmektedir.

Genel anlamda mobilya tercihinde anne ve babalar etkili olmakta ve tercih karar vericinin cinsiyetine göre değişmektedir.

Mobilya tasarımı kullanıcının niteliklerine ve kullanım amacına bağlı olarak yapılmaktadır. Ortaya çıkan ürün farklı alanlarda faaliyet gösteren kişilerce de değerlendirilmelidir. Bir pedagog, mobilyanın çocuk psikolojisine etkisi üzerinde dururken, bir ergonomist de mobilya ölçülerinin çocuğun vücuduna uygunluğunu değerlendirmektedir.

Çocuk odalarında yetişkinlerin kendi dünyalarında kullandıkları mobilyaların küçültülmüş kopyaları kullanılmamalıdır. Bu mobilyalar, onlara zevk vermeyeceği gibi sıkılmalarına da neden olacaktır. Çocuk odası mobilyası, oyuncak gibi, çocuğun kullanmaktan zevk alabileceği bir objeler grubu olmalıdır.

Renk tercihinde yaş önemli bir etkendir ve renk tercihi yaş ve olgunlukla değişim göstermektedir. Çocukta üç yaşından önce renk tercihinde bir tutarlılığın görülmekte, 3-15 yaş arasında ise renk tercihlerinde değişim olmamaktadır.

Çocuğun çevresini algılamasında doku, form ve renk temel değişkenlerdendir. Mekanın ve mobilyanın tasarlanmasında bu üç öğe birlikte göz önüne alınmalıdır. 3-6 yaş arasındaki çocuklar çevrelerini algılarken form’dan ziyade rengi ön plana çıkarmaktadır.

Tasarımda, renk, başlı başına üzerinde durulması gereken bir unsurdur. Günümüz bilimi rengin insan üzerindeki etkisini kanıtlamış durumdadır. Bu nedenle çocuklar üzerinde psikolojik bir etken olan rengin doğru kullanımı gerekmektedir. Fiziksel ve ruhsal bir tetikleyici olan kırmızıyı hiperaktif bir çocuğun çevresinde kullanmak yanlışken, bu rengi ve tonlarını egzersize ihtiyacı olan çocuk odalarında kullanmak doğru bir seçenek olacaktır. Hem uyku düzenleyici hem de sakinleştirici etkisiyle mavi çocuk odaları için çok
uygundur bir renktir. Bununla birlikte, laciverte çalan mavi tonu depresyon yarattığı için kötü bir seçim olacaktır. Çocuğun spora yönlendirilmesi isteniyorsa, en güzel renk turuncu olup, sevgi belirtisi olan renk de pembedir.

Formların farklı düzenlenmesi ya da farklı formların bir araya gelmesi çocuğun mobilya kullanımını ve algılamasını etkileyecek bir ölçüt olarak ele alınabilir. Formda bütünlük sağlanması da mobilyanın kullanımına kolaylık getirecektir. Geometrik formlar da kullanıldıkları mekan ya da nesneler üzerinde farklı etkiler yaratmaktadır. Dikdörtgen formların dengeli ve dinamik, dar açılı formların rahatsız, dairesel formların ise rahatlatıcı ve dinlendirici bir etki yarattığı gözlenmiştir.

Bu araştırmalardan görüleceği üzere özelde çocuk odalarında, genelde okul öncesi eğitim kurumlarında kullanılan mobilya ve donatı elemanları çocukların bedensel ve zihinsel gelişimleri yanı sıra psikolojilerine de etkide bulunmaktadır. Bu nedenle, çocuklar için tasarlanan mobilyalarda, mobilyanın ürün değeri üzerinde etkili olan form, ergonomi, malzeme, renk vb. tasarım kriterlerinin doğru değerlendirilmesi, çocuklara uygun kriterlerin ortaya konması gerekmektedir. Bu çalışma ile bu sorunun çözümüne katkıda bulunulması hedeflenmiştir.

2. YÖNTEM

Okul öncesi çocuk mobilyalarında tasarım kriterlerinin nicelik unsurlar açısından ortaya konabilmesi için bir anket hazırlanmıştır. Söz konusu ankette, ankete katılanların demografik özelliklerini ortaya koymaya yönelik yaş, meslek, eğitim durumu, aylık aile geliri, cinsiyet gibi bağımsız değişken soruları, bağımlı değişken olarak da tasarım ve mobilya satın alma karar kriterleri olan sorular yer almıştır. Ayrıca, okul öncesi çocukların renk tercihlerinin belirlenmesine yönelik sorulara da yer almıştır. Bu çalışmanın
gerçekleştirilmesi için hazırlanan anketler Hacettepe Üniversitesi’nin Beytepe kampüsü’ndeki Beytepe Anaokulu’nda çocuğu bulunan 120 kişiye verilmiş ve evlerinde doldurmaları sağlanmıştır. Çocuğa ait özel oda olması ve anketin doğru doldurulması kriter alınarak 120 anketin 85’i geçerli kabul edilmiştir ve değerlendirme kapsamına alınmıştır.

3. BULGULAR

3.1. Ankete Katılanların Bazı Demografik Özellikleri

Ankete konu olan çocuk velisi bireylerin bazı demografik özellikleri Tablo-1’de verilmiştir. Tablo-1’den de anlaşılacağı üzere ankete katılan kişilerin çoğunluğunu 31-40 yaş grubu (%69,4) oluştururken, memurların oranının (%24,7) meslek grubunda ilk sırayı aldığı ve buna en yakın olarak da %21,2 ile eğitimcilerin geldiği belirlenmiştir. Ankete katılanların %76,5’inin fakülte mezunu olduğu
belirlenirken %14,1 ‘inin lise mezunu olduğu belirlenmiş ve liseden daha düşük bir eğitim düzeyi olan denek kaydedilmemiştir. Gelir düzeyine bakıldığında da deneklerin %31,8 ‘inin aylık gelirinin 1,5 milyar ve üzeri olduğu, bunu takiben %24,7 ‘sinin de 701 milyon ile 1 milyar lira arası bir gelire sahip oldukları tespit edilmiştir.

mobilyatablo1

Tablo-2 incelendiğinde ankete konu olan ebeveynlerin çocuklarının cinsiyetleri hemen hemen eşit olarak dağılım gösterirken, bunların büyük bir bölümünü 6 yaş grubu çocuklar oluşturmaktadır (%69,4).

3.2. Çocuk Odası Mobilyalarında Seçim Kararı

Çocuk odalarında kullanılan mobilyaların seçiminde kararı kimin vereceği konusundaki anket görüşleri Tablo-3 de verilmiştir. Tablodan görüleceği üzere, bu konudaki karar ağırlıkla (% 54,1) anne-baba ve çocuk tarafından ortak olarak verilmektedir.

mobtablo3

3.3. Çocuk Mobilyası Satın Alırken Aranan Özellikler

Çocuk odası mobilyası satın alırken göz önüne alınan özelliklere ait veriler Tablo-4’deve bu mobilyaların seçim kriterlerinin karşılaştırılması ise Tablo-5 ‘de verilmiştir.

Tablo-4 ve 5 incelendiğinde, kalite (%48,2) ve ekonomikliğin (%47,1) ebeveynler tarafından çok fazla önemsenmediği ancak, kalite-fiyat dengesinin mutlaka olması gerektiği (%76,5) vurgulanmaktadır. Kullanılan malzemelerin de ebeveynler tarafından fazla önemsenmediği (%47,1) belirlenmiştir. Bununla birlikte tasarlanacak mobilyada dayanımın (%67,1) ve çocuk zevkine uygunluğun (%74,1) ön planda tutulması gerektiği ankete katılan kişiler tarafından belirtilmektedir. Ayrıca, mobilyanın ergonomik olmasından ziyade fonksiyonel (%74,1) ve emniyetli (%76,5) olması gerektiği belirlenmiştir

Bu sonuçlar; bir depolama mobilyası tasarlanırken öncelikle kalite-fiyat dengesinin kurulması, emniyetli ve fonksiyonel olması, ebeveyn zevkinden çok çocuk zevkine uygun olması ve dayanıklı olması gibi faktörlerin ön planda tutulması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.

mobtablo4

3.4. Çocuk Odalarında Kullanılan Mevcut Mobilyaların Çocukların İhtiyaçlarına Uygunluğu

Çocukların odalarında bulunan mobilyaların çocukların zevk ve ihtiyaçlarına uygun olup olmadığının tespiti için sorulan soruya alınan cevaplar Tablo-6 da verilmiştir. Tablodan anlaşılacağı üzere söz konusu mobilyaların çocukların ihtiyaçlarına çoğunlukla uygun olduğu (%68,2) görülmektedir. Ancak, halen kullanımda olan mobilyaların çocukların ihtiyaçlarına uygun olmama oranı da (%31,8) dikkat çekicidir.

mobtablo6

3.5. Çocuk Mobilyalarında Antropometrik Uyum

Çocuk mobilyalarında mobilya ölçülerinin antropometrik olarak çocukların ölçüsüne uygunluğuna ilişkin önem derecesi Tablo-7’da verilmiştir. Bu verilere göre ölçülerin ebeveynlerce önemsendiği belirlenmiştir (%85,9).

mobtablo7

Depolama mobilyalarının kullanımı hakkındaki ebeveyn görüşlerine göre; tasarlanacak mobilyalarda ölçüler öncelikle çocuğun rahatlıkla kullanabileceği gibi olması gerekmektedir (%47,1). İstenilen ölçülerde ayarlanabilir olması gerekliliği 2. önem sırasında olurken, mobilyanın bir bölümünün çocuğa, bir bölümünün ise ebeveyne uygun olması gerekliliği ise 3. önem düzeyinde çıkmıştır (Tablo-8).

mobtablo8

3.6. Çocukların Gelişim Özelliklerinin Tasarıma Etkisi

Çocuk mobilyalarının tasarımında çocukların gelişim özelliklerinin dikkate alınıp alınmaması gerekliliği konusundaki anket görüşleri Tablo-9 ‘de verilmiştir. Mobilya tasarımında çocukların gelişim özelliklerinin dikkate alınması gerekliliğinin “çok önemli” olduğunu belirtenlerin oranı %56,5, “Önemli” olduğunu belirtenlerin oranı ise %35,3 olup, genel anlamda çocukların gelişim özellikleri mobilya tasarımında önemli görülmektedir.

mobtablo9

3.7. Çocuk Mobilyalarında Depolanan Eşyalar

Çocuk odalarındaki depolama mobilyalarında depolanan eşyaların dağılımı Tablo-10 ‘de verilmiştir. Tablo incelenirse, psiko-seksüel gelişimin doğal bir sonucu olarak en çok oyuncak depolanması için hacime ihtiyaç olduğu (%42,4) görülecektir. Bununla beraber depolama mobilyalarında giyecek depolaması için ayrılan hacimlerin öncelikli olmaması gerektiği anlaşılmaktadır (%8,2)

mbtablo10

3.8. Depolama Mobilyalarında Aranan Özellikler

Çocuğun kullanacağı bir depolama mobilyasında bulunması istenen özelliklere ait anket verileri ve bunların karşılaştırılması Tablo-11 ve 12‘de verilmiştir. Tablolar incelendiğinde, tasarım yaparken emniyet kriterinin ilk sırada yer aldığı (%80,2) görülmektedir. Bununla birlikte, tasarlanacak mobilyaların odayı toplamayı zevk haline getirebilecek nitelikte bir fonksiyona sahip olması gerektiği (%70,6), aynı şekilde çocuğun depolama alışkanlığı kazanmasında yardımcı olma niteliğinde (%65,9) ve depolama ihtiyacını kolaylıkla çözümleyebilecek (%63,5) tarzda tasarlanması gerektiği görülmektedir. Ayrıca, tasarlanacak mobilya, darbelere karşı dayanıklı olmalı (%58,8) ve çocuğun yaşının gerektirdiği özelliklere uygun olmalıdır (%56,5). Renk ve şekil bakımından da çocuğun ilgisini çekmelidir (%47,1).

mobtablo11

mobtablo12

3.9. Depolama Mobilyalarının Yüzey Görünümleri

Depolama mobilyalarının yüzey görünümleri hakkındaki görüşler incelendiğinde; ahşap yüzey görünümünün diğer yüzey görünümlerine göre en çok tercih edilen yüzey görünümü olduğu belirlenmiştir (%42,4). Bunun dışındaki yüzey görünümleri tercih değerleri oldukça düşüktür. Ancak yüzey görünümü türünün tasarımcının tercihine bırakılmasının da önemli olduğu (%36,5) belirlenmiştir (Tablo-13). Buna göre, tasarımcı yüzey tercihlerinin kullanıcı tercihleri üzerinde etkili olduğu söylenebilir.

mobtablo13

3.10. Çocuk Mobilyalarında Tercih Edilen Renkler

Mobilyaların renk tercihlerine ait görüşlerin sonuçları ve bunların karşılaştırılması Tablo-14 ve 15’te verilmiştir. Bu tablo sonuçları incelendiğinde; çocukların en çok pembe ve sarı renkleri tercih ettikleri (%84,7-%75,3) daha sonra açık mavi ve pembenin açık tonunu tercih ettikleri belirlenmiştir (%70,6-%56,5). Açık sarı, lacivert ve siyah gibi renklerin ise hemen hemen hiç tercih edilmediği belirlenmiştir.

mobtablo14 mobtablo15

4. SONUÇ VE ÖNERİLER

Bu çalışmada okul öncesi çocukların odalarında kullanılan mobilyaların çocukların ve ebeveynlerinin ihtiyaçlarını karşılayıp-karşılamayacağı, kullanım sonrası ortaya çıkan duruma göre ebeveynlerin çocuk odası mobilyalarından beklentileri ve mobilya satın almada tercih kriterleri araştırılmıştır. Araştırmada anketle sorgulama yöntemi kullanılmış olup, elde edilen sonuçlar aşağıda özet olarak verilmiştir.

a) Çocuk odası mobilyasının seçiminde anne-baba-çocuk etkileşimi ön plana çıkmaktadır. Ancak, çocuğun karar sürecine katılabilmesi için fikir yürütebilir yaşta (3+ yaş) olması gerekir. Yeni doğan çocuklara yönelik ilk satın alma kararında, doğal olarak, anne-baba etkilidir.

b) Çocuk odası mobilyası satın alınırken kalite-fiyat dengesi, dayanıklılık, çocuk zevkine uygunluk, fonksiyonellik ve kullanım emniyeti ön plana çıkmaktadır. Bu kriterlerden dayanıklılık ve kullanım emniyeti özellikle çocuk oda mobilyalarında önemlidir. Çünkü, mobilyaların bilinçsizlikten kaynaklanan hor kullanımı ve çocuğun sağlığı söz konusudur.

c) Ebeveynler tarafından satın alınan ve halen kullanılmakta olan çocuk odası mobilyalarından genel anlamda bir memnuniyet söz konusudur. Bunda, mobilyaların doğum öncesi ebeveynler tarafından kendi zevklerine uygun olarak alınması etkilidir. Ancak, memnuniyetsizlik oranı da dikkate değerdir. Bunda da başlangıçta tercihle alınan mobilyanın kullanım aşamasında ihtiyaçları tam olarak karşılamaması etkili olabilir.

d) Çocuk odaları için tasarlanan mobilyalarda ölçülerin çocuk ölçüleri ile uyumlu olması, çocukların kendi başlarına mobilyaları kullanabilmeleri son derece önemli görülmektedir. Özellikle raflı mobilyalarda rafların ayarlanabilir olması istenmektedir. Bir başka önemli ayrıntı ise, ebeveynlerin çocuk mobilyalarındaki bazı ölçülerin kendilerine uygun olmasını istemeleridir. Bunda, oda düzenini çocukların inisiyatifine bırakmak istemeyen aileler etkili olmuş olabilir.

e) Çocukların gelişim özellikleri çocuk mobilyalarının tasarımında etkili görülmektedir. Buradan, mobilyanın sadece çocuklarla ilgili belli bir yaşa göre değil, çocuğun gelişim sürecinde rahatsızlık vermeyecek ayrıntılara göre tasarlanması sonucu çıkmaktadır. Örneğin, tasarlanmış olan mobilyalar çocuğun 1 yaşındaki ihtiyaçlarını karşıladığı gibi 6 yaşındaki ihtiyaçlarını da karşılayabilmelidir.

f) Çocuk odalarında ağırlıkla oyuncak depolaması yapılırken aksesuar, kitap-dergi ve temizlik-bakım ürünleri depolama ihtiyacı da ön plandadır. Bundan hareketle, depolama mobilyaları tasarlanırken, uygulamanın aksine, giyecek depolama hacimleri yerine oyuncak depolama hacimlerine öncelik verilmelidir. Ayrıca, depolama mobilyalarında emniyetli kullanıma önem verilmesi, sağlığa zararlı maddeler içermemesi, çocuğa depolama alışkanlığı kazandırması, darbelere dayanıklılık, çocuk gelişimine uygun ihtiyaçları karşılaması, taşınabilir olması gibi özellikler aranmaktadır.

g) Çocuk mobilyalarında en çok ahşap görünümü tercih edilirken, yüzey görünümünün tasarımcıya bırakılması görüşünde olanların sayısı da dikkate değerdir. Buna göre, ebeveynlerin estetik olması şartıyla her tür görünüşte mobilyayı satın alabileceği düşünülebilir.

h) Çocukların mobilyalarında görmek istedikleri renkler sırasıyla pembe, sarı, mavi, beyaz ve mor renklerdir. Lacivert ve siyah hemen-hemen hiç tercih edilmeyen renklerdir. Bu tercih dağılımı, çocuk psikolojisi ile ilgili literatürle de uyumludur.

Sağlıklı ve güvenilir doğal ahşap malzemelerden üretilmiş çocuk mobilyaları ve aksesuarları için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

www.minig.com.tr

kaynak: Erol BURDURLU, Yılmaz KILIÇ, A.Cemil İLÇE, G.Cankız ELİBOL, Gaye YENER
Hacettepe Üniversitesi, Ağaçişleri Endüstri Mühendisliği,2004